Web3’ün Altyapıları
2014’te Ethereum’un kurucu ortağı Gavin Wood, ilk olarak veri mülkiyetini kullanıcılara iade eden ve merkeziyetsiz olarak işleyen Web3 kavramını oluşturdu. Henüz on yıl bile geçmeden, Web3 kavramı ve teorileri popülerlik kazanamakla kalmayıp bir teknolojik inovasyon dalgasını tetkikledi.
Web3 dünyasını gerçekleştirmek için hangi teknolojiye ihtiyacımız var? Bu yazıda Web3’ün özelliklerini temel alarak Web3’ün altyapıları hakkında konuşacağız.
:quality(80)/2023-03-09/CF30CFDC3756948E6784FF1FFE9CE954.png)
Web3’ün Özellikleri: Merkeziyetsizlik
Web3’ün özelliklerinin ayrıntılarına dalmadan önce şu anda içinde bulunduğumuz Web2 döneminden bahsetmeliyiz. 21. yüzyılın başından beri, İnternet tüm dünyadan milyarlarca kullanıcıya zaman ve mekan sınırlaması olmadan giderek erişilebilir hâle geldi. Web1’deki sadece okumaya dayalı modeli geride bırakarak Facebook ve Twitter gibi kullanıcıların İnternet ile tamamen etkileşebilmesini sağlayan sosyal medya yükselişe geçti. Bir başka deyişle, artık İnternet’in sadece ziyaretçisi değil, aynı zamanda bilgi üreticileriyiz. Bu, şu anda içinde bulunduğumuz Web2 dönemini ifade eder.
Web2 bilgi üretim alanını halka açsa da insanların oluşturduğu bilgi ve veri teknoloji şirketleri tarafından işletilen merkezi ağlarda depolanır. Yani, veriyi elde tutanlar kullanıcılar değil, kullanıcıların verilerini kontrol eden ağlara sahip şirketlerdir. Daha basit ifadesiyle, insanlar bazı durumlarda kendilerinin oluşturduğu ve yayımladığı metinlere, görsellere veya videolara erişemeyebilirler çünkü belirli sebeplerle bu tür bilgilere erişimleri reddedilebilir. Blog web sitesinde bir makale yayımladığımızı varsayalım fakat web sitesi çalışmayı durduruyor ve ağı kapatıyor, artık kendi yazdığımız metne erişemiyoruz.
Daha kötüsü, verilerin birçoğu Web2’deki farklı platformlar ve uygulamalar arasında bağlantıya sahip değildir. Kullanıcıların aynı bilgiye erişimi için ek erişim veya ödeme gerekir. Ayrıca, kullanıcılar içerik paylaştıklarında merkezi sansür ve cezalandırmaya tabidir. En önemlisi, merkezi veri depolaması kullanıcıların kişisel verilerini şirketlerin eline bırakır ki kullanıcıların verilerinin suiistimali ve ağ saldırıları sebebiyle veri sızıntıları yaşanmıştır. Web2’de süregelen güvenlik kazaları Web3’ün yükselişini hızlandırmıştır.
Web2 ile kıyaslandığında, Web3 oluşturduğumuz verilerin, kişisel verilerimizin ve gizliliğimizin her zaman bize ait olacağını garantileyen merkeziyetsizlik özelliğine sahiptir. Kullanıcıları kendi verilerinin sahibi yapan Web3’ün Web2’deki kullanım zorluklarına ve saklı tehlikelere bir çözüm olarak geleceğini söylemek yerinde olacaktır. Web3’te, kullanıcılar merkezi sansür ve diğer yönetmelik sorunlarıyla endişelenmelerine gerek kalmadan ve bilgi güvenliğinden taviz vermeden platformlar arasında verilere erişebilir.
Web3’ün 4 Temel Altyapısı
Şu anda, Web3 hâlâ emekleme aşamasındadır. Gel gelelim, Web2’de sorunları çözmek ve Web3’ü gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğumuz altyapılar nelerdir? Teknik olarak, işin iç yüzünü bilenler dört temele inanmaktadır: blokzincir ve zincirler arası teknoloji, merkeziyetsiz kimlik saptama, dağıtılmış depolama ve gizlilik bilgiişlemi
Blokzincir ve Zincirler arası Teknoloji
Web3’le yakından ilgili olan blokzincir, Web3 merkeziyetsizliği için hizmet veren ana teknolojilerden biridir. Güvenli, kurcalamaya dayanıklı bir ana defterle, blokzincir tüm bilgileri depolar ve hiçbir veri kurcalanamaz. Kullanıcıların, bilgiye erişirim sırasında şifrelenebilen doğrulanabilir bir dijital kimlik tedarik etmesi gerekir. Böylelikle bilgi güvenliği temin edilir.
Blokzincir teknolojisini gelişimiyle, piyasa birden fazla zincire tanık oldu ve zincirler arası varlık transferi gitgide sıklaştı. Zincirler arası teknolojinin önemi iki blokzincir arasında birlikte işlerliği sağladığında ve blokzincirler arası etkileşimi kolaylaştırdığında ön plana çıkar. Günümüzün zincirler arası teknolojisi temelde dört kategoriye ayrılır: Notary Schemes, Sidechains/Relays, Hash-Locking ve dağıtılmış özel anahtar kontrolü.
Örnekler: Polygon Bridge, Arbitrum Bridge vb.
Merkeziyetsiz Kimlik (Decentralized Identification/DID)
Merkeziyetsiz kimlik (DID), blokzincir tabanlı bir dağıtılmış dijital kimliktir. Kullanıcının Web3 kavramının temeliyle uyumlu olarak kendi kimlikleriyle ilgili bilgileri kontrol etmesini amaçlar. DID’i Web3’te kullanıcıların kimlik bilgilerini ve kişisel bilgilerini muhafaza etmelerini sağlayan bir kimlik kartı olarak düşünülebilir. Tüm veriler, kullanıcıların yetkilendirmesiyle elde edilebilir ki bu bilgi güvenliğini sağlar.
DID blokzincirde depolandığından herhangi biri kimlik kanıtının gerçekliğini doğrulamak için blokzincirde kullanıcının merkeziyetsiz kimliğini doğrulayabilir. Bu nedenle, DID kullanıcıları merkezi kimlik sistemlerinin inceleme ve izninden kurtararak merkeziyetsiz bir şekilde kullanıcıları kimliklerini tanıyıp doğrulayabilir.
Örnekler: ENS, Spruce vb.
Dağıtılmış Depolama
Önceden bahsettiğimiz gibi, merkezi ağlarda verileri toplamak verileri sansüre dayanıklı ve sağlam yapmaz. Ekonomik (zincirde veri depolamanın yüksek maliyeti) ve teknik (sınırlı blok boyutu ve zincirde veri depolamanın verimsizliği) sebeplerle, insanlar blokzincirde keyfi olarak veri depolamaktan kaçınmaya meyillidir.
Birden fazla düğümün üzerindeki dağıtılmış depolama veri güvenliği, iletim verimliliği ve depolama maliyeti bakımından merkezi depolamadan çok daha üstündür.
Örnekler: Filecoin, Storj vb.
Kişisel Gizlilik Bilgiişlemi
Web2’de, platformlar sık sık kâr elde etmek için kullanıcı verilerini kullanır. Örneğin, sözde kişiselleştirilmiş reklamcılık arama geçmişinizi temel alan bir hesaplama sonucudur. Bu durumda, kullanıcıların hiçbir kişisel gizliliği yoktur. Kişisel gizliliği korumak Web3’ün gelişiminde çok önemli olmuştur. Kişisel gizlilik bilgiişlemi kullanıcıların gizliliklerinden feragat etmeden veri değerini keşfetmelerini sağlayarak Web3’ün temeli hâlini alır.
Günümüz kişisel gizlilik bilgiişlem teknolojileri çoklu taraflı bilgisayım, işlem ortamı, birleşmiş öğrenim ve sıfır bilgi kanıtını içerir. Bunların arasında, sıfır bilgi kanıtı çoğunlukla blokzincir senaryolarında kullanılır.
Örnekler: Oasis, PlatON vb.
Yukarıda bahsi geçenlere ek olarak, piyasa büyüyen Web3 uygulamaları altyapılar için daha zorlu koşullar ileri sürdükçe daha fazla altyapıyı benimseyecektir. Bu Web3 döneminin gelişi büyük bir katalizör görevi görecektir.